Internet’in yaygınlaşması ile birlikte hemen hemen her konu hakkında bilgi alabileceğimiz, bize yol gösteren; merak ettiklerimizi, bilmediklerimizi öğreten sayısız kaynağa bir tık kadar yaklaştık. Sayısız makale, anlatım, sunu, video gibi kaynaklarla bilgiye birinci elden ulaşma şansını yakalıyoruz.

Elbette bu bilgi arayışında olduğumuz süre içinde ulaştığımız kaynakları değerlendirirken en önemli kıstası içerik olarak kabul ediyoruz. Bilgilenmek istediğimiz içeriğin doğru, tarafsız ve güvenilir olması mutlaka vazgeçilmezlerimizden. Bu amaçla ham bilginin tecrübe süzgecinden geçirilmiş, deneyimlerle tatlandırılmış olması önümüze sunulan seçenekler arasında karar noktamızı oluşturuyor.

Her ne kadar içerik kadar olmasa da aradığımız bilginin bize sunuluş biçimi ayrı bir önem taşıyor.  Ki bu yazının da ortaya çıkmasındaki neden de bilginin paylaşılması esnasında düşülen bazı hataların telafisi için çözüm önerileri getirebilmek.

Gerek lise yıllarında olsun gerekse üniversite, ders çalışırken bana en çok yardımı dokunan araçlardan belki de ilki fosforlu kalemlerdi. Kitaplardan, notlardan özet çıkartırken önemli gördüğüm noktaları, cümleleri işaretler, daha sonra o cümlelerin etrafında birleştirirdim öğrendiklerimi.  Bu yöntemin öğrenme aşamasında oldukça etkili olduğunu düşünüyorum. İşte bu mantıktan yola çıkarak internet üzerinden bilgi sunan arkadaşlara nacizane bir tavsiyem olacak.

Anlatımlarınızda önem taşıdığını düşündüğünüz, gözden kaçırılmaması gerektiğine inandığınız, ipuçlarını, tavsiyeleri, dikkat edilmesi gereken hususları ana yazıdan farklı bir şekilde formatlama yolunu seçin. İnsan algısı özellikle internet sayfaları üzerinde en çok bu bahsettiğim farklı alanlar üzerinde yoğunlaşıyor. Paragraflar, sayfalar süren anlatımlarla en değerli bilgilerinizin bile okuma özürlü bir toplumda yitip gidebileceğini unutmayın. Bunun önüne geçmek için yazılarınızı alt başlıklara ayırın, gereken yerlerde paragraf değiştirmekten kaçınmayın.

WordPress blogunuzda bahsettiğim özel alanları küçük bir eklenti sayesinde kolaylıkla oluşturabilirsiniz. Special Text Boxes eklentisi ile yazılarınıza farklı renklerde alanlar eklemeniz, yazılarınızda vurgulamak istediğiniz alanları kolaylıkla değiştirebilmeniz çok basitleşiyor. Elbette biraz css ve kodlama altyapısına sahipseniz bunu eklentiye ihtiyaç duymadan da yapabilirsiniz. Ancak eklenti kullanımı ile birlikte süreç oldukça basitleştiğinden gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim. Eklenti sayesinde ön tanımlı alanlar yaratabildiğiniz gibi kendi yaratacağınız özel alanları da yazılarınızda zorluk çekmeden gösterebilme şansına sahip oluyorsunuz.  Eklenti tamamen Türkçe desteğine sahip olması da artı bir puan olarak düşünülebilir. Eklentinin kullanımı konusundaki detaylı örnekleri de linkten görebilirsiniz.

Anlatmak istediklerimi aşağıdaki gibi bir örnekle gösterebilirim. Sizce hangi örnek daha güçlü bir etki bırakacaktır okuyucu üzerinde?

 

ÖRNEK1:

 

Karaciğerin ince zarını soyun, sinirli damarları ayırın. Ardından karaciğeri tahta’nın üzerine serip, ufak bir şekilde parçalara bölün. Bu parçaları büyük bir kabın içine koyun ve üzerine bir kaşık kırmızı biber döküp özleşene kadar karıştırın. 30 dk boyunca bekletip, ciğer parçalarını önce bol una bulayın ardından üzerindeki unun temizlenmesi gerektiği için file ile serpiştirin ve  bir bardak zeytinyağı kızdırdığınız tavanın içine birer avuç birer koyun. Karıştırmakla birlikte toplam bir dakika pempeleşene kadar ateş altında tutuyoruz, sonra delikli süzgeç sayesinde yağını arıtıp, servis edeceğiniz tabak üzerine alın. Ciğeri pişirdikten sonra üzerine biraz tuz serpin. Tavadaki yağın 4/1’ini alarak üstüne çorba kaşığı yardığımı ile yarısını doldurarak kırmızıbiberi atın. Ateş altında iyice pempeleştikten sonra, biberli yağı ciğerin üzerine gezdirip, dökün. Bu arada, ince ince kesip, tuzla yoğurun soğanın acısını almak için suyunu dökün. Ardından, temizleyip ince bir şekilde doğradığınız maydanoz ile birlikte soğanı bir arada karıştırarak piyaz yapın ardından yapmış olduğunuz piyazı servis yapacağınız tabağın kenarına estetik bir şekilde döküp, ciğerle birlikte servis yapın.

ÖRNEK2:

Karaciğerin ince zarını soyun, sinirli sinirli damarları ayırın. Ardından karaciğeri tahta’nın  üzerine koyup, fındık iriliğinde parçalar doğrayın.

Ciğeri parçalara ayırdıktan sonra büyük bir kabın içine koyun ve üzerine bir kaşık kırmızı biber serpip iyice karıştırın. 30 dakika kadar bu şekilde dinlendirdiğinizde ciğerleriniz daha lezzetli olacaktır.

Ciğer parçalarını önce bol una bulayın ardından üzerine yapışmış olan artık unları serpiştirerek zeytinyağı kızdırdığınız tavanın içine birer avuç birer birer koyun. Karıştırmakla birlikte toplam bir dakika pempeleşene kadar ateş altında tutuyoruz, sonra delikli kepçe yardımıyla yağını süzüp, servis tabağına alın.

Ciğeri pişirdikten sonra üzerine biraz tuz serpin. Tavadaki yağın yağın 4/1’ini alarak üstüne çorba kaşığı yardığımı ile yarısını doldurarak kırmızıbiberi atın. Ateş altında iyice pembeleştikten sonra, biberli yağı ciğerin üzerine gezdirip, dökün.

İnce ince kesip, tuzla yoğurun soğanın acısını almak için suyunu dökün. Ardından, temizleyip ince bir şekilde doğradığınız maydanoz ile birlikte soğanı bir arada karıştırarak piyaz yapın ardından yapmış olduğunuz piyazı servis yapacağınız tabağın kenarına estetik bir şekilde döküp, ciğerle birlikte servis yapın.

CEVAP VER