1. Amacı belirli olmayan bloglar

Bir blog açarken kendinize soracağınız sorulardan birisi de blogun ne üzerine olacağıdır. Çünkü o kategori dışına çıkarsanız imajınızı sarsmış olursunuz. Siz hiç oyun sitesinde moda yazısı gördünüz mü ? Öncelikle hedefiniz ne gerçekten o hedefe ulaşmak istiyor musunuz ? buna karar vermeniz gerekiyor. Çünkü başta karar vermeyip yazmaya başladıktan sonra da belirli bir kategori bulamayınca Genel Blog‘a dönüştürmeye karar vermeniz…

Amacınızı belirleyin dedik ya sizlere. Amacınızı iyi tartın ve iyi ölçün. Cümle biraz devrik oldu ama olur artık o kadar da  .

  1. Alıntı yaparak bir şey kazandığınızı zannetmek

Kısa bir alıntı

Kimse dolandırıcı konumuna gelmek istemez değil mi ? Dolandırıcı olmak yani diğer bir değişle hırsız olmak size inanın çok şey kaybettirir. Şimdi diyorsunuz ki Oğuz abi ne kaybettir ? Hemen size maddeler halinde anlatalım kardeşim: 1. Google Banned oo şu web sitesi süpermiş dostum bunun tüm içeriğini kendi siteme ekledim mi tamamdır paraya para demeyeceğim. Ne diyeceksin dostum sipali ? yada money filan mı diyeceksin ? Sen gidip adamın yazılarını [Ç]aldın. Adam da bunu gördü. Sana yapacağı şeyleri sırayla yazayım ben sana. Seni uyarma yoluna gider : Bak canım kardeşim o içerik bana ait ya benden aldığına dair bir link ekle yada seni şikayet edip siteni aramalarda bloke ettireceğim.Direk Şikayet : Seni direk hiç uyarmadan Google Amca’ya şikayet eder. Birde Google webmaster yetkilileri gerçek makale yazarının şikayet adam olduğunu anlarsa gerçekten bittiniz demektir. Ve sizde Spam’a merhaba dersiniz. Sitenize Spam Yapma : Yukarıda saydıklarım sizler için en iyi olandır. Nasıl yani Oğuz abi diye soracak olursanız şöyle açıklayayım ; Sitenizi gider adam kalitesiz , +18 , Google amca’nın sevmediği sitelere kayıt eder öyle apışıp kalırsınız. Diğer bir değişle adam siteniz adına gider bir ton backlink alır. Sonuç Spam’a hoşgeldin diyen hatta Spam ile kanka olmuş bir web sitesi.

  1. Kötü izlenim : Okuyucular aptal değildir. Okuyucular içeriği ilk ziyaret sırasında sitenizi tartarlar. Öncelikle tasarım olarak daha sonra ise içerik olarak tartar. Şöyle bir düşünelim isterseniz. Sitenizin tasarımı mükemmel denecek kadar harika bir tasarım. Ziyaretçi kendi kendine diyor ki vay be bu adamın tasarımı böyle ise içeriği müthiştir ! Bir de giriyor blog sayfasına ne görsün, sağdan soldan araklanmış içerikleri siteye eklemişler. Sizce adam bir daha bu siteye girmek ister mi ? Ziyaretçiniz neden Takipçiniz olmasın ? 3. Okuyucular olarak profesyonelce bakacağız : Sitenize girerken inanın insanlar her daim profesyonel içerikler bekler. Adam sitenize girince içeriğin profesyonel olmadığını gören ziyaretçiler sitenizden ışık hızıyla kaçabilirler. Sen kendine sor bir kardeşim. Sen bir siteyi neden takip edersin ? Neden Rss listene eklersin neden ?
  2. Okuyucunun güvenini kaybettin : Sizi takip eden insanlar vardır ve her daim olacaktır emin olun fakat siz doğru yazmayı bırakır bedavacılık ile ilgilenirseniz ziyaretçiden ziyade takipçi kaybedersiniz. Ve inanın ziyaretçiden daha önemli bir şey var ise oda takipçidir. 5. Adınız dolandırıcıya çıktı iyimi ? : Dolandırıcı. Bir değil milyarlarca insan bir dolandırıcı olduğunu bilecek. Oh, kesin bunun için ünlü olacaksın. Özellikle ünlü bir sitenin içeriğini sömürdürysen. Ama şöhret almanın iyi bir yoludur bu yolda yalan yok. Kendinizi o kötü mertebe de düşünebiliyor musunuz ? İnsanların size bir dolandırıcı gibi bakmasına dayanabilmek… İnanın düşüncesi bile insana çok fazla koyuyor.

Alıntı yapmak hiç bir zaman kazandırmıyor buna inanmanız gerekiyor artık. Çünkü bu resmen yapmadığınız bir şeyden yapmış gibi ödül beklemek anlamına geliyor. He illada ben alıntı yapacağım mı diyorsun ? Peki alıntı yap fakat altına kaynağını ekle. Bu sayede hem sen kazan hemde kaynak site  .

  1. Planlı hareket yok !

Bir blog yazarı iseniz her daim yarını düşüneceksiniz, düşünmek zorundasınız. Çünkü artık normal bir ve kolay bir olay değil takipçilerinizi elinizde tutmak. Bugün 10 yazı yayımlıyorsanız 10 gün yazı yayımlamam diye geçirmeyin kafanızdan. Her daim yedek yazınız bulunsun taslaklarda. Planlı ve düzenli hareket etmek size her daim kazandırır.

Birde şunu diyenler var : 1 günde 3 tane yazı yazsan yeterlidir blogun gelişmesi için. Ben buna kesinlikle katılmıyorum. Çünkü ne kadar yazarsanız ve düzenli yazarsanız o kadar fazla yararı var. Bakın yabancı blog yazarlarına günde kaçar tane yazı yazıyorlar. Tabi sizde diyebilirsiniz onlar rahat rahat yazabiliyor biz öyle değiliz diye. Sizde haklısınız bir nebze.

  1. Yorum sıkıntısı

Bloglardan web siteleri ayıran en büyük şeylerden birisi yorumdur. Yorum sıkıntısı her blogda başımıza gelebilecek bir olaydır aslında. Bunu zamanla aşacaksınız emin olun. Çünkü siz ilginç ve bir o kadar da emek vererek yazdığınız yazılara neden yorum gelmesin ?

Ayrıca, çeşitli analitik yöntemleri kullanarak geri besleme mekanizmanızı ölçmeniz de fayda var. Etkili sosyal medya kullanımı sayesinde yorum sayınızı arttırabilir hatta zirveye taşıyabilirsiniz. Yorumlar ayrıca Seo açısından da son derece yararlıdır.

  1. Özel içerik üretme sorunu

Günümüzde artık dakikalar hatta saniyeler içerisinde bir blog sahibi olabilirsiniz. Ama başarılı olmak için  blog kurmaktan çok daha fazlası gerekir. Harika bir blog kurdunuz fakat içerik bulamıyorsunuz veyahut kendinizce üretemiyorsunuz. İşte bu büyük bir sorundur. Aslında bu benim gibileri için bir sorun değil aksine bir eğlencedir. Çünkü ben en az 56-57 tane blogu takip ediyorum ve bu bloglarda inanın çok güzel şeyler paylaşılıyor. Bu da bana ilham kaynağı oluyor. O zaman neymiş efendim hemen kaliteli blogları takip etmeye başlayalım ilk adımda  . Daha sonrasında size ilham verecek her şeyi içerik olarak sunabilirsiniz aslında

CEVAP VER