bu konuya değinecek olur isek.Evet her insan sistemin bir kölesidir. Hatta bu sitem içerisindeki insanlar gün geçtikçe sorgulamayan, düşünemeye ve anlamayan insanların bir köle konumuna gelmesidir. Bu aralar ise bir şeyin farkına vardım. İçim de bir yerlerde düşünmeye zaman bulamadığım, düşünmek istemediğim halde hep bir engelle karşı karşıya geldiğim düşünce birikintisini kitap okuyarak gün yüzüne çıkarıyorum. Tabi ki henüz daha o kafamdaki, yığınları dağıtma aşamasındayım. Ömrümün geri kalanında daha da çok kitap okuyarak o yığın sonuna kadar dağıtmaya devam edeceğim.

Şu hayatta en büyük hatalardan biride kitap okumaya geç başlamaktır. Ve şunu da altını çizerek belirtmek isterim ki kitap okumamak en büyük hatalardan biridir. Belki de hayatımda kitap bazen benim en yakın arkadaşım, dostum olmuştur. Kitap okuma sosyalleştirir iken bilgisayar bağımlılarının çoğu da sistemin birer kölesi olmaya devam ederler.

İşte sistemin aradığı köleler ise kitap okuma alışkanlığı olmayan insanlardır. Etrafa şöylece bir göz atıldığında etrafınızdaki kaç kişinin bu alışkanlığı kazandığı ortada. Hatta kitap okumak bir alışkanlık değil de gereksinim desek daha doğru olur bence. Sistemin insanı köleleştirilmesi küçük yaşlarda başlar şimdiki çocukların ellerinde tablet bilgisayar var bunlar sayesinde de çocukların beyni küçük yaşta sistem kölesi haline geliyor bilgisayara oyunlara bağımlı hale geliyorlar.

İnsan beyni artık o kadar gereksiz bilgilerle dolduruluyor ki sorgulama güdüsü kayıp ediliyor. Okullar da  mesela gereksinim olmayan dersleri görüyoruz ileride işimize hiç yaramayacak konular vs. Sistem bizlere diyor ki sadece benim istediğim şeyleri düşüneceksin benim istediğim şeyleri düşüneceksin kısacası hayatımızı yönlendirir. Müslüman olarak yaşadığımız bir yerde Müslüman olarak gerçekten Müslüman gibi mi yaşıyoruz? Veya namazımızı düzenli kılıyor muyuz?  Şimdi bazı okurlar buna tepki göstere bilirler. Ama bu yazıyı on kişi den sekiz kişi okursa bunların sekizi Müslüman bu mevzuları işte konuşmaya konuşmaya nasıl olacak. İşte sistemde tam bunu istiyor. Asıl gerekli olan konular konuşulmasın. Ama haftalık dizilerden haber dar oluruz hangi gün hangi dizi var şu dizide ne oldu şu kişi şuana evlenme teklifi etti işte sistemin konuşulmasını istediği konularda bunlardır. Bunların bize ne faydası var peki.

İnsan sorgulama güdüsünü kaybettikten sonra zaten köle olmaya meyillidir. Her alanda her çevrede bu sistem böle ilerlemektedir. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse siyasetten gidelim, bir insanın tarafı olduğu partinin lideri yalan yanlışta olsa bir şey söylediğinde hemen o ne söylediyse doğrudur gibi cümleler kullanılıyor. Hiç doğrumu diye düşünülmeden onay veriliyor.  Adeta sistem insanların damarlarına papüler kültürü enjek de ediyor. Durum da böyle olunca itaat eden savurgan bir toplum meydana çıkıyor. Yeni bir telefon çıkmış onu almalıyım hep yeni modeller çıktıkça değiştirme çabası içerisinde yaşıyoruz işte git gide sitemin kölesi haline geliyoruz.

Bu sistem bizlere ölümü unutturdu ölüm yokmuş gibi yaşamaya devam ediyoruz. Kaç kişi bir gün olsun durup ta şöyle bir ölümü hatırlıyor? Ama ay sonu da kadar gelecek olana parayı düşünüyoruz hangi gün hangi dizi var onu da hiç unutmuyoruz. İşte buda sistemin insanları kölesi haline getirmesinden kaynaklanıyor. Sistemin kölesi olmayalım..

 

CEVAP VER