Paranoya, aşırı endişe veya korkuyla karakterize edilen, sıkça mantıksız kuruntularla bilinen bir rahatsızlıktır. Kelime Yunanca’da, “παράνοια” (paranous) “düpedüz delilik” anlamına gelir (para = dışarda; nous = akıl, aklını kaçırma) ve terim geçmişte kuruntu, delirme durumlarını ifade etmek için kullanılmıştır.”

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Paranoya

Paranoya denen kavram insanların sosyal hayatlarında oldukça sık görülen, gelişen ve değişen insan ilişkilerine sekte vuran bir ruh hali. İş arkadaşlarınızı, akrabalarınızı hatta çok yakınızındaki insanlar ile birbirinize düşmenize neden olan bir psiko hali. Sosyolog falan değilim. Tanımları tamamen kendi deneyimlerim sonucund yazdım.

Teknolojinin hayatımıza girmesinden sonra bu paranoya iyice arttı.

Bir örnek ile daha iyi anlayacağınızı umuyorum:

X kişi: (Telefon ile kız arkadaşını arar) Zırrrr…. Zııırrrrr…

-Karşıdaki abla cevap vermez.-

X kişi: Acaba duymuyor mu?

X kişi: Yoksa sessizde mi telefon?

X kişi: Ya konuşmak istemiyorsa?

X kişi: Ya sevmiyorsa beni?

X kişi: Ya istemiyorsa beni artık?

X kişi: Ayrılacak mı yoksa?

X kişi: Hayııııırrrr!

Halbuki hatun kişi açmış televizyonu uzanıyor ya da annesine yardım ediyor ya da banyoda (napsın pasaklı mı gelsin yanına kız?) …

Sonuç olarak yukardaki monolog olayı aşağı yukarı özetliyor.

Şimdi gelelim bizim şu “internet dünyası” ile olan alakasına.

Kullanıcı etkileşimli internet çağının başlaması ile hayatımızı da internetde yaşar olduk. Eskiden otobüs duraklarında insanlarla tanışırdık, kafeler de “arkadaşların arkadaşları” ile muhabbet ederdik ya da ortak iş yaptığımız insanlarla yemeklere, iş görüşmelerine giderdik. Şimdi bunların yerine friendfeed’in home feed’i, twitter’ın direct mesajı, facebook’un “arkadaşının arkadaşı” durumu, xing’in, linkedin’in profosyonel iş grupları geldi. Ama paranoya hiç bitmedi!

Asıl konumuza bağladık sonunda.

Liste liste gidecem bu noktada. Okurken sıkılmayın:

Msn’de online. Titreşim attım. Yazı yazdım. Neden cevap vermiyor? Evde olacağını söylemişti. Yoksa beni mi kandırıyor!

Ben yazıyorum 2 dakika sonra cevap veriyor. Acaba başkası ile mi konuşuyor?

Neden tweetimi retweet yapmadı? Beğenmedi mi yoksa?

Feed’ime like vermedi. Nah bulur bir daha like’ı.

Facebook’da durumu online ama cevap vermiyor. Sen bir daha istersin benden ders notu! (Bizzat yaptım. Evet.)

Neden smiley eklemedi? Kızdı mı acaba? (Bunu da yaptım. Tiksiniyorum kendimden!)

Neden beni follow friday listesine eklemedi ki? Acaba tweetlerimde performans düşüklüğü mü var? (Yorumsuz!)

Beni neden mimlememiş ki blog yazısında? Ben de bu konu hakkında yazacak potansiyel görmüyor mu artık yoksa?

Bu liste uzar gider…

Yukardaki listede bulunan paranoya durumları gerçek de olabilir. Karşılık beklediğiniz kişinin o düşünceler içerisinde bulunma ihtimali var mutlaka. Ama insanlar anlık psikolojiler içerisinde bulunabiliyor. O anlık durumu göz ardı etmemek gerek. Belki o an dalgınlığına geldi ve senin feed’ine like vermedi ya da sana gerçekten değer verdiği için msnde geç cevap veriyor (pollyanna’nın kulakları çınlasın).

Sonuç olarak yukardakilerin bir ya da bir kaçında mutlaka kendinizi görmüşsünüzdür. Sabahki doğrunun akşam gerçekliğini yitirdiği internet gibi bir alanda paranoyak olup can sıkmaya hiç gerek yok. Biraz daha aynaya bakıp “noooluyoo lan bana” demek lazım bence. Hayat paranoyasız daha güzel.

Not: Listeye katkılarınızı bekliyorum. Saygılar…

CEVAP VER